yine yağmur yağıyor.
ama güzel kokusu ve tatlı serinliği dışında konumuzla bir ilgisi yok bugün.
doktora gittim bu sabah
ayağıma batan camı bulup çıkarması için.
"cam" dedi "saydam olduğu için görünmüyor
görünmediği halde can acıtıyor, ne garip"
asıl görünmeyen şeyler can acıtmıyor mu zaten.
"ama vücut yabancı maddeyi kabul etmez" dedim
"nasılsa atar"
"yine de ilerlemesine izin vermemek gerek" dedi doktor
"ne olacağını bilemezsin"
"yok yok" dedi hemşire
"benim de başıma geldi bir kere
1 yıl sonra çıktı ama çıktı nihayetinde"
28 Haziran 2010 Pazartesi
22 Haziran 2010 Salı
hediye
"şimdi aramızda noksan olan şeyin ne olduğunu biliyorum." dedi. "bu eksiklik sana değil, bana ait...bende inanmak noksanmış... beni bu kadar çok sevdiğine bir türlü inanmadığım için sana aşık olmadığı zannediyormuşum... bunu şimdi anlıyorum. demek ki, insanlar benden inanmak kabiliyetini almışlar.... ama şimdi inanıyorum... sen beni inandırdın. seni seviyorum. deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum... seni istiyorum...içimde müthiş bir arzu var... bir iyi olsam!"
- kürk mantolu madonna
- kürk mantolu madonna
11 Haziran 2010 Cuma
Kaydol:
Yorumlar (Atom)