bugünden her sıkıldığında ya da yorulduğunda
geçmişe kaçıp saklanmak çok acı
kendi tarihimizi içimizde taşıyoruz
gerçeğimiz özümüzde
savaşlarımız var
ve antlaşmalarımız
her seferinde yeniden yazıyoruz sanki
olmamışları olmuş gibi bazen
bazen barizleri yadsır gibi
herşey değişiyor belki
ama küçücük bahçeye kocaman duvarlar örmek gibi
büyüdükçe yaşam
uçsuz çölde içine sığınmak gibi
uzanıp bir çiçeği koklarken utanmak
bulutları seyretmek ve geçmişi düşünmek
yine ve hep bir eksiklik
bir tatminsizlik
memnuniyetsizlik
en büyük sevgi bile doyurmayacakmış gibi gözümü
avuç dolusu gözyaşı akıttım, evet
gözlerimde garip bir uzaklık, ince bir sızı
göğüs dolusu pişmanım, kabul
ama geri dönmek imkansızsa eğer, gitmeme seçeneğimiz nereye saklandı?
ve hesap sorulacak kimse yoksa şimdi, kime söylemeli sözümü?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder